Cuma, Mart 16, 2012

nereye gömdüm ki kendimi?

hastayım
öldüm gibi
yastayım
ağladım kendi ardımdan çok
ve kifayet hiç yok
artık bikaç kelime dilimde
ve kalan hiçler yığını elimde
sabırsız düşüncelerim var
akışından emin olmadığım
akışlarını anlamadığım
hızına varamadığım.
susmayı beceremedim hiç
konuşurkense hep "ulan ben ne dedim"
bir önceki satıra bakmadan yazıyorum
ellerimle kazıyorum
gömülmüş bedenimi
sarı yaprakların üstüne kar yağmış
yani geçmiş sonbahar
geçmek üzere kış
bahar beklerken bünye
silinmek üzere bilekteki künye
adım sanım yok
belli değil
silik puslu
kimim ben
nerdeyim
nereye gidiyorum
kendimden emin değilim
ateş ediyorum
eğilin
vurmak istemem kimseyi
kaza kurşunu sözlerim
içimdeki ben'i özledim
ve dolmuyor gözlerim
üzüntüm kendime
ağlayamam kendi derdime
içim soğuk, elim kuru
küçük bir masa arıyorum
başında oturacak
yağmur istiyorum
durmadan yağsın
bitirsin
yıkasın
bağlayacak halim yok yazdıklarımı
atmayacağım kimsenin üstüne
mezarımı kazarken üstümden attıklarımı.

Hiç yorum yok: