Perşembe, Aralık 01, 2011

soğuktan! sızlayan burnumun direği

elim gözüm müsait
aslında yazasım var da
içim dışım
işim gücüm darda
ve bildiğim tüm düşünceler
harda
cayır cayır yanmakta
sıradan uyuz bir kış gününde
uyuz bir kış güneşinde
kulağa değen
göze gelen
dilden ve elden dökülenlerle
avunmaya çalışmak
anlamsız işlerle
anlamsızlıkları birleştirip
çalışmaya çalışmak
yetişeceğin nere varsa sanki
kendinle yarışmak
düşüneceğine
insanların arasına karışmak
hava kararıyorya erkenden
ve insan geceye başlıyor
garip şekiller
tuhaf gölgeler sarıyor etrafını
karıştıkların kabullenir
karıştıkların ittirir
kimi omuz atar
kimi omzuna yatar
kimi başından atar
kimi hiç bakmaz
yan gelir yatar
dünyanın anasını satar
ne seni ne bu hayatı takar.
ve sen bilirsin ki
kış gecesinde
sokak ortasında,
gidecek yerin yoksa
ev dediğin bilindikten öte,
bacakların üşüyerek bekliyorsan
o bildiğin yere giden otobüsü
gecenin bi saati,
nereye gidersen git
kendini hep yanında götüreceksin...

Hiç yorum yok: