Salı, Ekim 04, 2011

kendi kaosumla atışmalar

yok ulan yok
yok işte anlayın
bende hayr yok
ve hiçbişey yok
ve herşey
herşey yok
umutlu bir sonbahar yaprağı bile yok
sarı, sokak ortasında
rüzgara takılmış
"sonbaharda yaprağın umudu mu olur?" demeyin
olur, neden olmasın
o da toprağa karışıp yeni bir can olmayacak mı
bilmiyo mu o sanki hayat düzenini
koptu diye dalından öldü mü yani
her dalından kopanı ölür mü zannedersiniz
ölmez be, ölmez
ben misal öyle çok koptum düştüm
kıştım, üşüdüm
yara berelendim
ölmedim dedim, ama gömüldüm
sonra, yaraladım,
acıttım, düşürdüm
üşüttüm, kışa çevirdim
yok ettim, çok ettim, bok ettim...
ettim ulan ettim
ben ettim, ben buldum
ben de sonuçta bir kuldum
kimseye kızmam benden ötürü
niye kızayım kimseye zaten
ben ne mal olduğumu bildikten sonra
haketmişliğin dayanılmaz ağırlığı var hücrelerimde
kendime soktuğum bıçağın üçüncü hareketine dayanamaz haldeyim
bir kez bile okumadan döktüğüm kelimelerim
kendi boynuma dolanmış ellerim
sanki doğrudur birtek dillerim
hiç ama hiç olmadı benim, zaferlerim...

Hiç yorum yok: